Hakkımda

Hakkımda

Ümit Deniz Gül Hikâyem

20 Temmuz 1986'da Amasra'da doğdum. Deniz kenarında dünyaya geldiğim için adımı Deniz koymuşlar. Hayatım boyunca da ismimin hakkını verircesine hareketi, değişimi, uzaklara bakmayı ve yeni kıyılar keşfetmeyi sevdim.

Aslen Safranboluluyum. Safranbolu benim için yalnızca nüfus kütüğünde yazan bir yer değil; geçmişle bugün arasında kurulmuş zarif bir köprü, kendimi ait hissettiğim coğrafyalardan biri. Türkiye'de en sevdiğim yerleri sorsanız Safranbolu'nun yanına Bodrum'u, Kapadokya'yı ve Bozcaada'yı koyarım. Birinde köklerimi, birinde özgürlüğü, birinde hayal gücünü, diğerinde ise dinginliği bulurum.

Yengeç burcuyum. Hafızaya, aidiyete, aileye ve hikâyelere önem veririm. Fenerbahçeliyim; dolayısıyla umut etmeyi, sabretmeyi ve şartlar ne olursa olsun yeniden inanmayı küçük yaşta öğrendim.

Bir çocuk babasıyım. Oğlumun adı Cedkan. Hayatımda kurduğum pek çok hayalin, aldığım birçok kararın ve başlattığım en önemli girişimin merkezinde onun izi var.

Babamın mesleği nedeniyle çocukluğum ve gençliğim boyunca 21 ev ve 6 şehir değiştirdim. Bu kadar çok taşınmak insana iki şey öğretiyor: Hiçbir yere tamamen yabancı kalmamayı ve hiçbir yere körü körüne bağlanmamayı. Her yeni şehirde insanları, sokakları, alışkanlıkları ve hayatın farklı yüzlerini gözlemledim. Belki de anlatmaya, dinlemeye ve insan hikâyelerine olan ilgim biraz da buradan geliyor.

Üniversite hayatım da düz bir çizgide ilerlemedi. Muğla Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü'nü okudum. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Hititoloji Bölümü'nü yarıda bıraktım. Turizm bana insanı, Hititoloji geçmişi, hayat ise ikisinin de kitaplarda yazmayan tarafını öğretti.

Profesyonel yolculuğum mikrofonun arkasında başladı. Ben gerçek bir mikrofon aşığıyım. Birileri için en muhteşem icat televizyon, telefon ya da bilgisayar olabilir ancak benim için gelmiş geçmiş en muhteşem icat hâlâ mikrofon.

İstanbul Polis Radyosu Çamlıca Stüdyolarında haber spikerliği yaptım. Radyo Gözlem, FM32 ve BRT FM gibi radyolarda programcı, haber spikeri ve muhabir olarak çalıştım. Ardından BLT TÜRK TV'de Ana Haber Bülteni'ni sundum.

Haber okumak yalnızca kelimeleri doğru telaffuz etmek değil. Bazen bir ülkenin sevincini, bazen bir insanın acısını, bazen de tarihin o günkü kaydını sesinizle taşırsınız. Mikrofon bana sesin yalnızca duyulmak için değil, güven vermek için de kullanıldığını öğretti.

2008 yılında By Mikrofon Ajansı kurdum. Türkiye'nin farklı şehirlerindeki 35 yerel radyoya günlük haber programları hazırlayıp sundum. Bu yapı sayesinde Anadolu'daki yerel radyolar arasında tanınmaya başladım. Bir anlamda sesim, benim gitmediğim şehirlere benden önce ulaştı.

2010 yılında dijital bir firma rehberi olarak çalışan Firmistanbul markasını kurdum. Marka kısa sürede 105 şirkete hizmet vermeye başladı. Ancak zamanla dijital dünyanın yönü değişti, klasik firma rehberleri işlevini kaybetti ve Firmistanbul'un hikâyesi sona erdi.

Fakat bazen bir girişimin son günü, başka bir girişimin ilk günüdür.

Firmistanbul'daki kameraman ve muhabir arkadaşlarımızla yollarımızı ayırmaya hazırlanırken, ileride evleneceğim Burcu için sürpriz bir video hazırlamalarını istedim. Arkadaşlarıma sokağa çıkmalarını; esnafa, öğrenciye, memura, şoföre, karşılarına kim çıkarsa ona şu cümleyi söyletmelerini rica ettim:

"Burcu, Deniz seni çok seviyor."

İki gün sonra video elime ulaştığında yalnızca duygulandığımı hatırlamıyorum. Aynı zamanda şunu düşündüm: "Acaba bu fikir başka insanların da duygularına dokunabilir mi?"

Videoyu dijital bir hediyeye dönüştürdüm ve sahibinden.com'a "Ağlatma Garantili Hediye Video" başlığıyla ilan verdim. Sonrası gerçekten film gibi gelişti.

Bugüne kadar 60.000'den fazla kişiye özel hediye video hazırladık. Dokuz farklı ülkede, onlarca şehirde, aralarında çok sayıda tanınmış ismin de bulunduğu insanların yer aldığı çekimler gerçekleştirdik. Doğum günlerinden evlilik tekliflerine, barışma mesajlarından unutulmayacak sürprizlere kadar binlerce insanın en özel anlarına dokunduk. Hediye Video bugün hâlâ hizmet vermeye devam ediyor.

2017 yılında, oğlum Cedkan henüz iki buçuk yaşındayken, daha sakin ve yaşanabilir bir hayat kurma düşüncesiyle Isparta'ya taşındık. Isparta'daki ilk yılımızda, oğlumun annesiyle birlikte bir alışveriş merkezini gezerken, onun önerisi ve fikriyle, AVM içerisinde bir çocuk oyun alanı açma fikri doğdu.

Fakat benim zihnimdeki yer, klasik bir oyun alanı olmayacaktı. O gece bir kırtasiyeden büyük bir resim defteri aldım ve saatler boyunca yeni nesil bir çocuk alanının nasıl olması gerektiğini çizmeye başladım.

Çocukların aileleri tarafından uzaktan canlı olarak izlenebildiği, en sevilen lisanslı oyuncakların bulunduğu, giriş ve çıkışlarda hijyen uygulamalarının yapıldığı, rengârenk ama güvenli, kompakt ama teknolojik, eğlenceli ama aynı zamanda eğitici bir alan hayal ettim.

O gece çizdiğim projenin adı Cedgo oldu. İsmini de oğlumdan aldı: Cedkan'ın "Ced"i, hareketin ve yolculuğun "Go"su.

Dönemin AVM Müdürü Sayın Celalettin Çalış'ın fikrimize inanmasıyla ilk şubemizi yalnızca 28 metrekarelik bir alanda açtık. Sermayemizin önemli bir kısmını oluşturabilmek için arabamızı sattık. Elimizde büyük bir bütçe yoktu ama büyük bir inanç vardı.

Cedgo, o küçük alandan başlayarak pandemiye rağmen 82 şubeye kadar ulaştı. Bugüne kadar milyonlarca çocuğu ağırladı. 3,5 milyon çocuk girişi, 1 milyonun üzerinde ebeveyn verisi, 350.000'den fazla mobil uygulama kullanıcısı ve yüz binlerce dijital cüzdan müşterisinden oluşan büyük bir ekosisteme dönüştü. 2019 yılında Avrupa'nın En İyi Çocuk Atölyesi seçildi.

Bugün ise Cedgo için yeni bir yolculuğun başındayız. Artık Cedgo'yu yalnızca çocukların eğlendiği fiziksel alanlardan oluşan bir marka olarak değil; ebeveynlerin ve çocukların günlük hayattaki ihtiyaçlarını tek bir dijital ekosistemde bir araya getiren dünyanın ilk aile SuperApp'i olarak yeniden tasarlıyoruz.

Bu dönüşüm bizim için sadece teknolojik bir yenilenme değil. Ailelerin yaşamını kolaylaştıran, güven duygusunu güçlendiren ve ebeveynlikle ilgili dağınık ihtiyaçları tek bir platformda buluşturan yeni bir gelecek tasarımı. Cedgo SuperApp yolculuğuyla ilgili ayrıntılara cedgosuper.app adresinden ulaşabilirsiniz.

Girişimciliğin yanında kendi YouTube kanalımda teknoloji, tarih, bilim, siyaset ve sanat üzerine içerikler üretiyorum. Bu alanları yalnızca bilgi ve gündem üzerinden değil; sağduyu, insan psikolojisi ve duygu dünyası üzerinden yorumlamaya çalışıyorum. Çünkü beni en çok ilgilendiren şey yalnızca insanların ne düşündüğü değil, neden öyle hissettiği.

Belki de yaptığım bütün işlerin ortak noktası bu: Bir radyo programında sesle, bir hediye videosunda hikâyeyle, bir çocuk alanında güvenle, bir dijital uygulamada teknolojiyle insanların duygularına dokunmak.

Galiba ben insanların duygularıyla oynamayı seviyorum… 🙂 Tabii ki tasarlama anlamında 🙂

Hayata dair temel inancım şu: Bir fikrin değeri, ne kadar büyük göründüğünde değil, kaç insanın hayatında gerçek bir karşılığı olduğunda ortaya çıkar.

Gelecekte yalnızca büyüyen şirketler değil; insanı anlayan, topluma değer katan ve ardında anlamlı bir iz bırakan yapılar kurmak istiyorum. Hayalim, Türkiye'den doğan fikirlerin dünya çapında karşılık bulabileceğini göstermek. Çocukların daha güvende, ebeveynlerin daha güçlü, teknolojinin ise daha insani olduğu bir gelecek için üretmeye devam etmek.

Çünkü bana göre başarı, yalnızca bir yere ulaşmak değil. Başarı; çıktığınız yolculuğun sonunda insanların hayatında güzel bir cümle, güçlü bir duygu veya kalıcı bir iz bırakabilmektir.

Benim hikâyem henüz bitmedi. Hatta büyük ihtimalle, en ilginç kısmı daha yeni başlıyor.

Ümit Deniz GülAna Sayfaya Dön ↗