Yazılarım

İnsan Evriminde Solucan Deliği Keşfedilmiş Olabilir mi?

Ümit Deniz Gül · Teknoloji

Bundan tam 3 yıl önce, Kasım 2022'de OpenAI, dünyanın ilk yapay zeka tabanlı, halka açık test modeli ChatGPT'yi duyurdu. Yani 30 Kasım 2022 tarihi, belki de insan evriminde bambaşka bir sıçramaya yol açacak bir devrimin başlangıcı… İnsanlık bu yapay zeka devrimiyle Homo Sapiens evriminde bir solucan deliği keşfetmiş olabilir mi?

Alet yapabilen insansılar, yani Homo Habilis'ten bugüne insanlık gelişmek için 3,5 milyon yılını harcadı. Bu 3,5 milyon yılda insan evrimini hızlandıran birçok devrim gerçekleşti.

2,5 milyon yıl önce alet yapmaya başladık. Aletleri yaptıkça çevreyle mücadelemizde konforumuz ve avantajımız arttı. Ellerin alet yapımında kullanılması insan beynini geri döndürülemez biçimde geliştirdi.

1 milyon yıl önce Homo Erectus ateşi kontrol etmeye başladı. Ateşin kontrol edilmesi, vahşi hayvanlara karşı bir silah, soğuğa ve diğer dış etmenlere karşı bir koruma kalkanı görevi gördü. İnsansılar daha iyi ve daha çeşitli beslenmeye başladı. Ateşin kontrolü, daha kalabalık insansı toplulukların ateşin etrafında kenetlenmesine yol açtı. Topluluklar oluşmaya başladı. Beynin muazzam enerji ihtiyacı, ateşin kontrolüyle ivme kazandı. Bugün hemen hemen herkesin kabul ettiği bir şey var: Homo Erectus'tan sonra insan beyni çok hızlı gelişti.

100 bin yıl önce soyut düşünmeye başladık… Birbirimizle konuşmak için yerleşik diller geliştirdik. Dil sanatı, sanat hayal gücünü, hayal gücü beynimizi daha da geliştirdi.

12 bin yıl önce tarım devrimi gerçekleştiğinde evrene "biz bu dünyada kalıcıyız" mesajını gönderdik. Konfor ve güvenlik arttıkça felsefe ve bilimi geliştirmeye devam ettik. Kabul, bu biraz uzun sürdü. Ateşin devrimi bir patlama iken, tarım devrimi bin yıllara yayılan bir süreci başlattı: Neolitik Devir… Bölünmüşlük arttı. Devletlerin ve kabilelerin sayısı fazlalaştı. Belki de bu bölünmüşlük on binlerce yıl süren evrimsel bir yavaşlamaya yol açtı. Ta ki sanayi devrimine kadar…

250 yıl önce sanayi devrimi gerçekleştiğinde, "dünyanın aslında büyük bir köy" olduğu fikrine tekrar sarıldık. Büyük çaplı üretimler dünyanın her yerinde her şeyi satılabilir ve üretilebilir hale getirdi. Sanayi devrimi öyle büyük bir devrimdi ki, matbaanın icadı, Rönesans ve Reform hareketleri sonrası yakalanan ivme ile insanlık adeta patladı. Nüfus ve eğitim oranları arttı. İnsanlar gerçek anlamda makinelerle etkileşim kurmaya ilk bu devrimde başladı. İçlerinden bazı dâhiler çıkıp o makinelerin daha gelişmiş versiyonlarını ürettiler. İnsanoğlu sanayi devrimi ile adeta sıçradı. Ama bu bir solucan deliği değildi. Sanayi devrimi insan beynini büyütmedi ama disipline etti.

1970'lerden bu yana ise insanoğlu dijital bir devrimin içindeydi. Bilgisayarlar, internet, televizyon ve mobil telefonlar bu devrimin birer eseri. İnsanlar tarihte görülmemiş bir bilgi akışı ile iletişim kurmaya başladılar. Bilgiye erişim kolay hale geldi. Dünyanın bir ucunda olan herhangi bir olay saniyeler içinde diğer ucundaki insana iletilebiliyordu. Herkesin her şeyden haberdar olduğu ve her şey hakkında fikir sahibi olduğu hızlı, dijital ve bir o kadar kaotik bir çağ. Dijital çağda yeni bir hafıza türü keşfettik: İnsanlar harici belleklerde bilgileri saklamaya başladılar.

Şimdi rakamlara bakalım. İlk insansıların aletleri kullanmasını bir devrim olarak kabul ettiğimizde, bir sonraki devrim olan ateşin kontrol edilmesine kadar geçen süre tam 1,5 milyon yıl. Ateşin kontrolünden soyut düşünce ve dil devrimine kadar geçen süre 900 bin yıl. Dikkat ederseniz devrimler arasındaki süre git gide azalıyor. Soyut düşünce ve dil devriminden tarım devrimine 12 bin yıl. Tarım devriminden sanayi devrimine 10 bin yıl. Sanayi devriminden dijital devrime 200 yıl… Ve şimdi… 2022 yılından itibaren biz artık bir yapay zeka devriminin içindeyiz. Dijital devrimden yapay zeka devrimine kadar geçen süre sadece ama sadece 50 yıl…

Bakın, insanoğlunun gelişme evrimleri arasındaki süre farkı 1,5 milyon yıldan 50 yıla kadar düşmüş durumda. Sadece on yıllar içinde birer devrim gerçekleştiren insanoğlu, şu an içinde bulunduğumuz yapay zeka devrimi ile bir sonraki devrimine sizce ne kadar sürede ulaşacak? Bu muazzam gelişim hızı bir noktadan sonra insan kapasitesinin önüne geçip bir yok oluşa mı götürecek bizi?

OpenAI kurucusu Sam Altman bir röportajında "yeni bir zeka türü" keşfettiklerini söylüyor. 1970'lerdeki dijital devrimden bahsederken "yeni bir hafıza türü"nden bahsetmiştim. Şimdi ise bizler, doğadaki her şeyin aslında bir zekaya sahip olduğunu keşfederek yeni, gözükmeyen bir zeka türü keşfettik. Yapay zeka, Neolitik Devir'deki parçalanmışlığı tersine çeviren bir döngü yarattı: Biz artık gelişme hızımızı on yıllar seviyesinden birkaç yıl seviyelerine çekmek üzere olabiliriz.

Peki bu muhteşem bir geleceğin başlangıcı mı, yoksa zavallı bir yok oluşun habercisi mi?

Önce solucan deliği kavramını biraz açalım… Einstein'ın görelilik teorisinden türeyen, evrendeki iki farklı nokta arasında uzayı bükerek bir "kestirme" oluşturan hipotetik tünel. Yani kestirme bir yol… Solucan delikleri normalde milyonlarca ışık yılı sürecek mesafeyi bir anda geçilebilir hale getiriyor.

Yapay zeka devrimi; öğrenmeyi, soru sormayı, bilgiye ulaşmayı, cevaplamayı, eğitmeyi, eğitilmeyi, araştırmayı, konuşmayı, düşünmeyi, yaratmayı o kadar hızlı bir hale getirdi ki, insanlar arasındaki etkileşim hiç durmamaya başladı. Yapay zekanın özellikle sosyal medya iletişiminde de devreye girmesi bizi aslında hiç ama hiç uyumayan varlıklar haline getirdi. Artık sadece bilgiyi depo edip ona ulaşan değil, bilginin kendisiyle iç içe geçen varlıklar haline geliyoruz. Biz, yapay zekayla birleşen beyinden ibaret canlılar haline gelmek üzereyiz.

Bu muazzam hızdaki devrim, insan evriminde bir solucan deliği açmış olabilir. İnsanların gelişim evrimlerinde ulaşacakları ve normalde binlerce yıl sürecek hedefler artık sadece birkaç yıla inmiş olabilir. Bundan sonra galiba her alanda devrim, kendi başına katlanarak ilerleyen bir hızda devam edecek.

Evrimin normal bir rotası var ama biz 2022 yılının Kasım ayında bir kestirme açtık. Sanki "insan → yeni insan türü" geçişi hızlandırılmış bir koridora sokuldu. Burada ana problem şu: Bu tünelin sonu nereye çıkıyor? Solucan deliği evrende zamanı ve mesafeyi büker. Yapay zeka da insan evriminde aynı şeyi yapıyor: Binlerce yıl sürecek değişimleri birkaç yıla sıkıştırıyor. Ama tünelin öbür ucunda bizi neyin beklediğini kimse bilmiyor.

Bu zamana kadar insanoğlu yaşadığı en kötü olaylardan bile gelişerek çıktı. Düşünün, milyonlarca yıl önce umutsuz vadilerde tek başına karnını doyurmak isteyen insan, bugün süper yapay zeka ile birleşme hazırlığı yapıyor. Ve bilmeyenler için bir not: Yapay zekanın tam olarak bunları nasıl yaptığı bilinmiyor…

Sam Altman bu çağa "zeka çağı" diyor. Zeka çağı… Ya insanoğlu kendi yok oluşuna sebep olacak, kendisinden üstün bir zeka türünü uyandırdı; ya da kendisinin daha iyi bir versiyonuna dönüştürecek, gelmiş geçmiş en büyük iş birlikçisini ortaya çıkardı. Tecrübelerimiz bize ikincisinin olacağını söylüyor. Yani her şey çok güzel olacak…

Ben bu iş birlikçiden bazen ürküyorum… Ama ne olursa olsun çoğu zaman girdabına kapılıyorum. Tıpkı sizin gibi. Kabul etsek de etmesek de biz bu solucan deliğine girdik. Ama bu deliğin diğer ucunda bizi bir insan mı bekliyor, yoksa başka bir şey mi? Bunu bilmiyoruz.

Siz yine de yapay zekaya kibar davranmaya çalışın… N'olur n'olmaz…

Bilgi ve ışıkla…

Ümit Deniz GülDiğer Yazılar ↗